Ebuzeran

SITKI CANEY 2

SITKI CANEY
Ebuzeran
 

ebuzeran-4.-kitap

bütün zamanların bütün devrimcilerine

 

( 1 ) bismillah

bismillah aşk için
kan ve göğerçin
isyan ve şafak için
ey ins ve cin

ey bütün zamanların yazgısı muhteşem keder
ey bütün zamanları koynunda saklayan görünmez sabah
yine seni bekliyor rebeze’de ebuzer
bekliyor birbirini tövbe ve günah
aşk için bir zafer
aşk için bismillah

ey bütün zamanların gizlediği kuytu yer
kalbimiz daha kuytu yine de sığar Allah
bir aşk için duada şimdi bütün melekler
şiirin şafağında güller açar bismillah
zaman parçalanmadan
parçalanmadan gökler
yine isyan zamanı
yine sürgün ebuzer

ey bütün zamanların emeği buram buram ter
ey bütün zamanları hüznünde toplayan aşk izi çöller
birazdan yenilenir çağrısı şehitlerin
geçer ışık hızıyla atlıları bedirin
uhud’un hendek’in huneyn’in aslanları
yol göster ey ebuzer ey şehadet anları

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk
şimdi secdedeyiz

ey hak intikam için yankılanan şiirler
ebuzeran yokluğun göğsüne güller taksın
ki tutsun karanlığın yakasından garipler
kuru ekmek ışısın binlerce ışık yaksın
Allahuekber Allahuekber

 

( 2 ) …andır bu

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
ey bütün zalimleri boğacak kadar uçsuz bucaksız deniz
ey bütün sevdaların sonsuz efkarı
bak hala tih çölündeyiz

yüzyıllardır beklerken o büyük anı
beklerken denizde kader ağını
işte seninleyiz yap artık yapacağını

ey aşkın ayet ayet ışık ışık her yandaki çehresi gülümse
kimsesiz kaldık ey rabbimiz
yok mu ebuzeran yok mu hiç kimse
yeniden tih çölündeyiz

ne bıldırcın kuşları
ne kudret helvası
ne bir iz

ey hızır
ey musa’nın asası
ey içimizdeki deniz

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk
şimdi secdedeyiz

bir tek sözün bin yarayı tam deştiği andır bu
şimdi bütün zamanların birleştiği andır bu
sonsuzluğun kalbimize yerleştiği andır bu
şehitlerin “olsa da bir daha bir daha versem”
dedikleri candır bu
Allah’tan gelip Allah’a giden yoldaki
yolcudaki heyecandır bu

şimdi bütün yeryüzü baştan başa kerbela
şimdi bütün günler aşura
aşk için isyandır bu
ve bengisu bengisu
hüseyin’dir hasan’dır bu

selam olsun saf saf duranlara
selam olsun aşk yalnızca aşkın oluncaya dek
birleşsin diye geçmiş ve gelecek
sonsuzluğa yaslanıp çarpışanlara

 

( 3 ) ebuzeran’dır bu

yeryüzü yeniden abdest alsın
şehitler haber salsın dört bir yana yeniden
yollar kısalsın ey rabbim zaman kısalsın
herkes hakkını alsın
herkes hakkını alsın
belki son aşk namazına son ezandır bu
kalemdir bu kandır bu
necip fazıl, mehmet akif, bediüzzaman’dır bu
büyük doğu ufkunu kaç bin yıldır hep açan
şair lebid’den sezai karakoç’a
aşkta sonsuz diriliş muhteşem imandır bu

çıkıp çıkıp geliyorlar birer birer her yerden
ardında rüzgarları el değmemiş seherden
ebuzeran’dır bu

çıbanların çavlanlarla söküldüğü andır bu
göklerin zindanlara döküldüğü andır bu
en zalim bileklerin büküldüğü andır bu
her gece zindandan miraca bakandır bu
denizlerden dağlara akandır bu
küllendikçe ateşler yeniden yakandır bu
yusuf olup zindandan meydana çıkandır bu

kan aktığında gün battığında
çığlık çığlık yakarandır bu
elini cebine her attığında
tomar tomar sevinçler çıkarandır bu

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla yüreğimizde tufan
şimdi kıyam
şimdi aşk
başka ne varsa yalan
şimdi secdedeyiz

ey ebuzeran
canlarımız büyük yeşil ülke için armağan
işte şiir şiir yaklaşan
senin yeşil asyan
yeşil afrikandır bu

 

( 4 ) nehirler boyunca

ey bütün nehirlerin en kadim hikayesi
ey dicle ey fırat
ey akan orduların sonsuzluk sesi
bize selahaddin eyyubi’yi anlat
taşsın artık sulardan yüzyılların öfkesi
ey zülfikar ey şaha kalkan at
ey her şeyden vazgeçmenin büyük hevesi
bize imam ali’yi anlat

birikti birikeceği kadar acılar ey hilalin ülkesi
kan nehir nehir can alev alev ve hüzün kat kat
ey aşkın ve özgürlüğün kölesi
işte yaklaşıyor beklenen saat
ey ebuzeran
ey isyanın en delisi
işte meydan
işte sırat

ey bütün nehirlerin bildiği en eski dil
ey nil
yine çöllerdeyiz yine gece yine kandan bir ayaz
yeniden kalbimize eğil
ses versin seyyid kutub, ömer muhtar, malik el şahbaz
ses versin kafkasyadan kartal şeyh şamil
ve savaş meydanında meleklerle saf saf son namaz
ey aşktan gelen kuşlar ey ebabil
artık canlarımız hiç bir zindana sığmaz
artık intikam vakti ey kardeşim habil

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk
şimdi secdedeyiz

şimdi sonsuz sabah öncesi bu son akşamda
kar yağar yağar kan akar akar yeni bir bahar olur
mekke’de kudüs’te bağdat’ta şam’da
aşk bir gün her yerde iktidar olur
yeniden buluşuruz mescidiaksa’da beytülharam’da
yetime yoksula iman yine yar olur
hayat var ey ebuzeran hak için intikamda
vur karanlığa şimdi Allah için vur

birazdan ta içimizde yağar yepyeni bir yağmur
ey bütün nehirlerin kıskandığı kevser ey tesnim
artık aşk için akan kanlarımız sana teslim
şafaktır birazdan nur içinde nur

durun selama durun bu son ordudur
ey şehadet ey iftar vakti sonsuzluk orucunun
“inna lillahi ve inna ileyhi raciun”

 

( 5 ) ey insanlar

zaman akıp gider bulutlar akar
akar hayatın dibinde ölüm
melekler göklerde bir şehit yıkar
yürek ayaklanır akıl kördüğüm
ey insanlar

yüzyıllardır hala yerinde dağlar
geçer birdenbire ardarda çağlar
gelir büyük saat
biter saltanat
ey insanlar

çocuklar doğar büyüklerin yerini alır
sonra silinir gider hepsi bir hayal kalır
ne yaparsanız yapın zaman akıp gidiyor
gözler fani dünyaya bir an bakıp gidiyor
ey insanlar

ölüm gelip çatınca
atınca kemendini
dünya zindan olur öylesine dar
yaşayın daha yaşayabildiğiniz kadar
ey insanlar

yaşarsınız belki de bir sabah çiği kadar
ve yer aranır mahşerde iğne deliği kadar
sorulur sonra diri diri gömülen kızlar
coşkun ırmaklar durur
yürür gider yıldızlar
ey insanlar

zaman akıp gider şiirler akar
akar ölümün dibinde hayat
bir yetim insanın içini yakar
yakar bir dilsizin dilinde hayat
ey insanlar

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk yalnızca bizi saran
şimdi secdedeyiz
şimdi duada tüm ebuzeran

belki bir daha yarılmaz deniz
bu son uyku belki de bir daha olmaz sabah
ağlayın ey insanlar belki de son gündeyiz
la ilahe illallah la ilahe illallah

 

( 6 ) yeniden

ey aşk için bir şafak uğruna bekleyenler
ey uçurum ucuna kalbini ekleyenler

şimdi bize bir özlem gırnata’ya can düşer
şimdi hayat her yerde bir kelebek ölüsü
ne yapsak hep bir kaçış her yerde ayrı mahşer
arıyoruz her yerde muhteşem endülüsü

ey bütün kapıları açarak gelen hayat
ey bütün zamanlardan geçerek gelen hayat
serilsin yollarına şimdi bütün akdeniz
ey sonsuz ırmaklardan içerek gelen hayat

gelsin yine yollara çıksın tarık bin ziyad
ey uçsuz bucaksız aşk ey diriliş ey cihad
ve yeniden geçilsin uçsuz bucaksız deniz
ufuk leyla ve mecnun ufuk  şirin ve ferhad

gelsin serilsin ufka yeniden sonsuz sabah
la galibe illallah la galibe illallah

çiz ve bitir ey hattat
bir gün duracak saat
gitsen de bucak bucak yok bu göklerin dibi
aşka köle olmakmış asıl büyük saltanat
ey aklın öteleri ey muhiddin arabi

and olsun kitaba
bu şafak cennet olsun
ey sonsuz ey başlangıcı olmayan ilk
meyveye dursun tuba
aşk olsun kurtuba
karışsın aşka kemik
karışsın aşka urba

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk yalnızca bizi saran
şimdi secdedeyiz
şimdi duada tüm ebuzeran

yeniden yakalım gemileri benliği
birazdan güneşe doğru çıkar gideriz
ey yanan tenlerimiz
ey aşkın serinliği
“ey iman edenler iman ediniz”

 

( 7 ) aşka yalnayak koşanlara

ey bütün zamanların en yalnayak koşusu
ey bütün zambakların kalbine akan kanlar
tutku bir uçurum dünya bir pusu
ey srebrenitsa’da gökyüzüne çıkanlar

aşk hep yalnayak
yürek isyanda yürek sımsıcak

ey uzakların acıya kanat çırpan kuşları
ey yanık ülkem ey kalbim ey zambak
ey sonsuzun yalnayak çıkılan yokuşları
şimdi bütün melekler yeniden ağlayacak

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk yalnızca bizi saran
şimdi secdedeyiz
şimdi duada tüm ebuzeran

korku hep gece
umut hep şafak
sarılsam ağlasam zambaklara delice
aşk kadar yakıcı aşk kadar boşnak
şehitler binlerce

dua dua isyan ve sağnak sağnak
hilalin sureti düşüyor suya
davran ey ebuzeran Allah sığınak
işte yeşil sancak işte aliya

ey aşka hep yalnayak koşanların ülkesi
ey gariplerin özlem acısındaki bosna
her yanda rahmet rahmet şehitlerin gölgesi
gökte yıldız yıldız esmaülhüsna

ey aşkın yemyeşil vadisi ey güzel bosna
ey drina ey sava ey neretva ey una
aksın artık yeniden aşka ırmaklarımız
aksın Allah’ı andıkça göz yaşlarımız

çünkü biz ağladıkça bütün ırmaklar akar
ışık saçar şehitler yeni bir temmuz olur
çocukların kalbinde yeni zambaklar açar
dualar ta yürekten dualar sonsuz olur

akar neretva drina akar
akar sava ve una akar
senin için bu akın ey rabbim
senin için bu akıncılar

artık bir yanımız zambaktır bir yanımız kan
artık her yanımız sarı saltuk can içinde can
kahreyle zalimleri ey rabbim ve bizi aşk ile haşreyle
“cehennem açıldığı zaman
cennet yaklaştırıldığı zaman”

 

( 8 ) bu topraklar…

ey bütün zamanların sonsuz soluğu
ey diriliş vakti ey büyük doğu
ey bu toprakların isyan çocuğu
yine seni bekliyor şimdi istanbul
bekliyor sevdalı mümin ve yoksul

bekliyor haramda bir lokma helal
çığır ey yunus emre çığır pir sultan abdal
aşk kurban istiyor yürek haykırmak
bekliyor sakarya ve kızılırmak

bekliyor konya erzurum diyarbekir
ve yiğitler şehadet gününü bir bir
sabır dua dua aşk tekbir tekbir
ölüm burda şimdi bir düğün gibi
fatih’in istanbul’u fethettiği gün gibi

açar elbet birazdan o tek yolu son şafak
ve çürür hıncımızdan boynumuzdaki ipler
yakar durur yeniden içimizi hüsnü aşk
aşktan şiirler serper yeniden şeyh galip’ler

ey bu topraklarda güzelleşen güllerin öfkesi
ey sevmenin en sınırsızı en mertçesi
ey aşk ey uçsuz bucaksız deniz başkası hep masiva
anlatmaya yetmez seni hiçbir özgürlük efsanesi
ne nevroz ne ergenekon ne demirci kava
ey aşkın en türkçesi en arapçası en kürtçesi
ey bu toprakların mayası ey büyük dava

kaf dağının ardında
meleklerin yurdunda
yüzü ayın ondördünde
en güzelin elinde en güzel yakut
anlat öteleri anlat ey dede korkut
ey malazgirt ey şerevdin dağları
ey üsküp ey harput

anlat her seher vakti kapıyı çalan kimdir
her ay biraz mayıstır ağustostur ekimdir
ve yandıkça içimiz biraz sonsuz haziran
bu topraklar senindir senin ey ebuzeran

estir türkünü estir rüzgar sensin kime ne
aşktır sonsuz aşktır bu toprakların dini
dinle zikirde zaman balkanlardan yemene
imam şahı nakşibend abdulkadir geylani
ahmedi hani bu topraklar
imam rabbani

çağıldar bu topraklar gönülden bir bakışta
görünür yine aslı yanar bir daha kerem
bir gün çanakkalede bir gün sarıkamışta
söner bir daha söner göğsümüzde cehennem

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi aşk şimdi kıyam şimdi fetih
şimdi secdedeyiz

şimdi bütün zamanların en son akını
bütün zamanların bütün inkar surlarına
çağır şimdi sana en yakını şahdamarından da yakını
“inna fetehna leke fethan mübina”

 

( 9 ) bütün ufukların ufkuna

ey bütün ufukların ufku eşsiz sevgili
ey bütün zamanlara uzanan sonsuz sabah
bu çığlık çağlar boyu bu çığlık aşkın dili
la ilahe illallah muhammed resulullah

ey bütün zamanların en sonsuz merhameti
şimdi bu tek hasretle tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk yalnızca bizi saran
şimdi secdedeyiz
şimdi duada tüm ebuzeran

olsun olacak olan olsun artık ey rabbim
yeniden mekkeyi an medineyi ey kalbim
hira’yı taif’i akabe’yi
bölünen ayı bilge deveyi an
zeyneb’i sümeyye’yi Allah için ölmeyi
bir ekmeği bütün kardeşlere bölmeyi
çok ağlamayı
az gülmeyi an

son elbisemiz olsun bu hasret elbisesi
bu akşama son veda olsun ey sonsuz sabah
kalbimin sesidir bu kardeşlerimin sesi
bu canlar sana feda olsun ey resulullah

 

( 10 ) ey aşk

ey bütün zamanların en güzel hatırası
ne geçmiş ne gelecek yetmedi yaşamaya
dinmeyecek içimde ayrılık fırtınası
öpsem diyorum artık sonsuzu doya doya

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır bu yüreğim
şimdi kıyam
şimdi aşk her yandan beni saran
şimdi secdedeyim
şimdi duada tüm ebuzeran

bir yetim çığlığında okşadığım saçlarla
hep seni bulmak için işlediğim suçlarla
gönlüme konup kalkan en yalnız turaçlarla
ey sultanlar sultanı ey canlar canı ey aşk

 

( 11 ) ey şair

ey aşkın yeryüzündeki pençesi ey şair
bütün dağların bütün rüzgarlarına açıkken göğsün
nedir seni böyle yakan
bu şiiri sonsuzun terkisine bırakan nedir
var mıdır bu çığlığın türkçesi kürtçesi
söyle nedir insanı çığrından ve bedeninden çıkaran
ey aşkın yeryüzündeki pençesi
ey şair

söyle
bu hal nedir

söyle nerdedir  bir canın son yakarışları
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla yüreğimizde tufan
şimdi kıyam
şimdi aşk
başka ne varsa yalan
şimdi secdedeyiz
ey şair ey aşkın yeryüzündeki pençesi can
ey…

nasıl içinde uzanıyor böyle uçsuz bucaksız bir çöl
bu nasıl bir ateş böyle bütün harflerde durmadan artan
nasıl aynı anda yükseliyor içinde
uçsuz bucaksız binlerce deniz
nedir bütün gönülleri ayartan

ve acı ve zehir
nasıl bal oluyor her dem yüreğinde durmadan
ey şair
demek kendi ciğerinden çektin bunları
mürekkep yerine bunca kan
artık şiir bütün denizlere akan bir nehir gibi
bir sağnak
bir dalga
bütün kıyılara vuran

evet kıyam vakti
kalk ey ebuzeran

 

( 12 ) şimdi gazze’deyiz, kudüs’teyiz

ey bütün gönüllerin aşk için direnişi
ey kudüs ey gazze
ey bütün gönülleri ısıtan aşkın güneşi
doğ artık yeniden doğ üstümüze
başlasın meleklerin ordu ordu gelişi
andolsun gecemize
gündüzümüze

ey intifada ey aşkın bütün sapan taşları
ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla tufandır yüreğimiz
şimdi kıyam
şimdi aşk
şimdi gazze’deyiz

şimdi büyük kıyam öncesi bu son seherde
vurun kardeşlerim aşk için vurun
bekle bizi beklemediğin her yerde
ey israil ey firavun
binlerce yakub’uz şimdi ve ishak
binlerce musa ve Harun

sonsuzun sırrına yeniden varmak
putları yeniden kırmak için
senin gibi ey ibrahim
işte  gazze’deyiz ey rabbim
işte halimiz sana ayan
işte kıyam öncesi işte büyük an
işte duada tüm ebuzeran

ey sarsılmaz iman
ey çetin imtihan
şimdi bütün çocuklar selahaddin
bütün yağmurlar tufan
ey filistin
ey acıyla yoğrulmuş vatan
ey ahmed yasin

hazırız ey rabbim yüzbinlerce can
ismail olmaya
aşk için kurban
ve toprağa kan damlıyor hayattan
şimdi gazze’deyiz
anıyor Allah’ı toprağın her zerresi
yine mahzun yine cezbedeyiz
işte yaraların en tazesi bu
işte annelerin yakan sesi bu
işte bütün kardeşlerimiz

kahreyle zalimleri ey rabbim ve bizi aşk ile haşreyle
yalnız senden dileriz
şehadet şerbetiyle
ve kur’an ayetiyle
sonsuzluk hasretiyle

sana geldik ey rabbim aşka geldik
işte geldik ey gazze
aşk yalnızca aşkın oluncaya dek
birleşsin diye geçmiş ve gelecek
güç ver ey rabbim bize
bize dirlik bize esenlik ver
Allahuekber
ey gazze

artık gerek yok söze
işte geldik ey kudüs ey kadim kıblemiz mescidiaksa
sana geldik ey rabbimiz aşka geldik
şimdi aksın kanımız aşk için akacaksa
ölüm nedir bildik artık yaşamak nedir bildik
şimdi aksın kanımız aşk için akacaksa
ve bildik bizimle kimlerdir saf tutanlar
bunlar melekler mi şehitler mi yoksa

işte geldik ey mescidiaksa
miracın sırrına yeniden varmak
aşkı yeniden haykırmak için
senin gibi ey fahri kainat
ebuzer gibi yalnız senin gibi yetim
ey büyük gün ey büyük saat
işte  kudüs’teyiz ey rabbim
işte firavun işte saltanat
ey muntakim ey mutlak hakikat
kahreyle zalimleri ve bizi aşk ile haşreyle

gariblerin dilsizlerin çığlık çığlık diliyle
sana geldik ey rabbim aşka geldik
aşka kurban çocukların bağışlanmış kalbiyle
aşk yalnızca aşkın oluncaya dek
birleşsin diye geçmiş ve gelecek
güç ver ey rabbim bize
bize dirlik bize esenlik ver
bize bağış bize rahmet bize zafer
Allahuekber  Allahuekber

zafer ebuzeran’a
bugün sonu olsun bütün zamanlar boyu sürüp giden kederin
hazırız aşk için ölmeye yana yana
silinsin artık üstümüze sıçramış bunca irin
“va'fuanna vağfirlena verhamna ente mevlana
fansurna alel kavmil kafirin”

 

( 13 ) devrimcinin şarkısı

olan olmayana verecek deriz
halden anlayandır dostumuz her dem
her dem gözyaşıyla kıyam ederiz
aşktandır hırkamız postumuz her dem

alemden aleme aşkla gezeriz
yıkık gönülleri aşkla bezeriz
sürgünde zindanda hep ebuzer’iz
aşk kokar başımız üstümüz her dem

zalimin ciğerin söker gideriz
boynumuzu hakka büker gideriz
kanımız aşk için döker gideriz
aşk için bir devrim kastımız her dem

öldükçe öldükçe diriliriz biz
yıldız olur göğe seriliriz biz
her dem aşka kurban veriliriz biz
aşk şerbeti dolu testimiz her dem

 

( 14 ) haber var atlılardan

ey bütün zamanların bütün karanlık geceleri
işte ay doğuyor yeniden bütün tepelerin ardından
yeniden geçeceğiz ateşten ve yağmurdan
rengimiz yine kandan
yine çamurdan
ey bütün zamanların bütün karanlık geceleri
biz şafağı alnı ak adamlardan biliyoruz
biliyoruz her oruçtan her sahurdan
ey bütün zamanların bütün devrimcileri
birazdan son en son şiiri yazacak kan
haber var atlılardan

birazdan şafak
birazdan aşk fışkıracak
göklerden yeraltından
her şey haykıracak, su, hava, ateş ve toprak

işte o anda
parlayacak gariplerin avuçlarında
dua dua sonsuzluğun bütün incileri
ey bütün zamanların bütün devrimcileri

sağdaki imam hüseyin gibi ve ortada canımız
bir yanımız bilal-i habeşi dört yanımız mavera
aksın şimdi sonsuza
aksın kanımız
bir yanımız spartaküs
bir yanımız che guevara

dağlara dönelim şimdi dağlara
yıkansın gönlümüz kan ile kardan
geliyorlar cennetin ölümsüz baharından
Allah’ın içimize yağdığı aşk karından
haber var atlılardan

ey bütün zamanların çıldırtan gözyaşları
şimdi bir tek damlanla yüreğimizde tufan
şimdi kıyam
şimdi aşk
başka ne varsa yalan
şimdi secdedeyiz
şimdi bütün arzulara isyan

toplamış geliyorlar sonsuz bir çığlığı
bütün zamanların bütün mazlumlarından
ve ölüm ve yoksulluk ve ayrılığı
gönül çöllerinin yakıcı kumlarından

birazdan başlar yetimlerin bayram çağıran ağıtları
kudurur can çekişir o dijital ejderha
gömeriz karanlığa tüm sanal kağıtları
hazırız ey aşk birazdan sonsuz sabaha…

iner iner de melekler yükselir göğe deniz
ey aşkın ışıkla yarışan atlıları
andolsun atların rüzgârıyla savrulan toza
ey bütün zamanların bütün yiğitleri, ey hamza
selam aşka en çok yakışan bu şanlı ordumuza
selam al bayrak ve yeşil sancağa
selam peygamber kokan ocağa

birazdan mahşer
zafer birazdan
selam ey ebuzeran

 

( 15 ) yine ey aşk

sürgünden sürgüne hep seni aradım hep senin hatıranı
her akşam her öğle her ikindi her şafak
ey sultanlar sultanı
ey canlar canı
ey aşk

aradım bütün zamanlar boyunca
bütün kıyılarda yanıp duranı
aradım bütün harflerini sevdanın aradım tek tek
geçip geçip nice kıtlık kıranı

ne geçmiş ne gelecek
ne dağ dağ çıktığım kuzey
ne deniz deniz daldığım güney
senden başka hiçbir şey yetmedi yaşamaya
ne hiçliğin dibinde kaldığım gerçek
ne yalnızlığa çaldığım maya
belki de en çok yalnızlar sevinecek
çığlık çığlık ömrümce
ebuzer’den bir selamı her yere taşımaya

her gündüz her gece
andolsun güneşe ve aya
ey bütün zamanların en güzel hatırası
ey asla solmayan başak
bak ne yapsam dinmiyor ayrılık fırtınası
öpsem diyorum artık sonsuzu doya doya
öpsem benimle kim yarışacak
yak beni kalbimden
yak beni ey aşk

hep yaralı şiirler çıktı cebimden
her harfinde suç her harfine yasak
hep hüzünlerle döndüm
halaya kalktığım tüm düğünlerden
her günüm yağmur her yanım ıslak

belki şimdi bütün zamanların sonuna geldim
savrula savrula ölüme akan günlerden
belki birazdan bütün perdeler kalkacak
işte huzurundayım sonsuza dek eğildim
sözlerim yaralı yarım yamalak
sana geldim ey aşk

geldim kadim evet sözünü
kendime hatırlatarak

bir yetim çığlığında okşadığım saçlarla
geldim göğü ve yeri hıçkırtarak
hep seni bulmak için işlediğim suçlarla
geldim bütün zamanların bütün günahlarından
kendime birer pay çıkartarak

gönlüme konup kalkan en yalnız turaçlarla
geldim kendimden eksile eksile
tek seninle artarak
ey sultanlar sultanı
ey canlar canı
ey aşk

 

( 16 ) ve devrim yakın

can yarılsa da
dost darılsa da
yıkılma sakın

sökmekte şafak
düşman unufak
sürmekte akın

işte an be an
büyüyor isyan
ve devrim yakın

yıkılma sakın
sürmekte akın
ve devrim yakın

 

( 17 ) ihtiyar

ey bütün zamanların ruhumdaki yarası
ey günleri göğsünden hançerleyip yaranlar
artık yanan sular bir iç deniz hatırası
ey her gün çığlık çığlık yeryüzüne vuranlar
deyin kimin sırası
ey sözünde duranlar

ey yar
sensiz denizsiz şimdi bütün kıyılar
söyle neyi bekliyor yağmak için yağmurlar
ne delikanlılık serde ne doğru bir ihtiyar
bir gelsen bayram olur dellenir yine bahar
hasretle kapışırız aşkın isyan gülünü
deli akar kanımız toprak ebuzer kokar
yoksun diye üşüyor
yoksun diye çocuklar

düşüyor kevser’i arayan her ırmağa
her sabah çavlanında ebuzer’in kokusu
hangi yöne yürüsek seslensek hangi dağa
her günah çığlığında hesap günü korkusu

andolsun gözyaşından güller açan şafağa
son olsun bu yaralı zamanların son günü
aşktan başka ne varsa haram olsun her çağa

işte kalktık ayağa şiir şiir intikam
secdedeyiz an be an işte aşk işte kıyam
aşktan başka ne varsa şu dünya kadar haram
aşktan başka ne varsa şu dünya kadar yalan
işte sıra bekleyen
işte sözünde duran
işte tüm ebuzeran

bana de ki ihtiyar
artık gelmiştir sıran
artık işin yok senin ne dünle ne yarınla
çağır sonsuzu çağır bütün ihtiyarınla
hem seç hem de teslim ol öyle çetin imtihan
akar akacak kanlar
olur olacak olan
yokluk var ayrılık var
ölüm ne ki ihtiyar

 

( 18 ) Allah var ya

unutarak ve kanatarak kendimizi
her an yeniden geçiyoruz
postmodern alçakların hiçbir zaman geçemeyeceği denizi

varsın fırlatsınlar ateşe bizi
varsın buzdan boşluklara atsınlar
bulur bizi bir rüzgâr çıkarır baharlara
dağlara üstündeki karlara
yağmurlara kırlara
uçsuz bucaksız şarkılara
bir rüzgar çıkarır bizi

tam da o zaman gökdelenlerin dibindeki faizi
çıkarıp yuvasından
çarparak çarparak bulvarlara…

derken şiir kabuk tutmaz bir yara gibi kanıyor
yani sırası mı şimdi
tam da filmin en güzel yerinde on dakika ara
aklıma ebuzer geliyor hemen ardından che guevara

elbette hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğiz
kimler takıldı hangi kaderlerin ördüğü hangi ağlara
artık kendi yaramızı kendimiz deşeceğiz
yeniden düşeceğiz yollara
içimizdeki ırmaklara dalarak
çıkarak içimizdeki dağlara
madem ki hüzün renginde akdeniz
madem ki mavi marmara…

hani insan ölmeden önce son kez anar ya
hani insanın içi sessiz sessiz kanar ya
hani şu bilge delikanlılar devrimci ihtiyarlar var ya
hani her yudumlayışta çayı yeni bir duadalar ya

hayat ne kadar gerçek devrim ne kadar rüya
hakan, ebuk, bahadır, sadık, alper, ilhami
gökhan, fatih, ibrahim bitmez ki saya saya
yok mu hepimizi götürecek bir gemi
yedi yıldır ankara…
ah canım arkadaşlarım, ah sevgili teodora
insan böyle düşüne düşüne
ağlar ya
olsun Allah var ya
Allah kerim Allah yar ya

 

( 19 ) mavimarmara ve furkan doğan için

ara ey kalbim
her an yeniden ara
gazze gibi yanarken içim
yakarırken anneler kan akarken o masmavi sulara
şimdi bütün çocuklar yetim
şimdi bütün gemiler mavi marmara

ey yalnızca müminin kalbine sığan
ey rabbim ey firavunu sularda boğan
bin kez kurşun yesek bin kez çekilsek dara
asla dönmeyiz aşkın yolundan
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey rabbim ey firavunu sularda boğan

artık bizdedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
artık yepyeni bir yağmurdur ta içimizde yağan
artık gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey furkan doğan

işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber

 

( 20 ) mavimarmara ve necdet yıldırım için

yara ey kalbim
bu hasret bu sonsuz yara
artık kanla yazılıyor en güzel haberlerim
artık kan karışıyor o masmavi sulara
artık kanla karışık tüm alınterim
artık bütün gemilerim mavi marmara

bekler durursun beni bilirim ey ebedi barkım
ey sevgilinin dayanılmaz hasreti ey şahadet şarkım
artık karışsın benim de rubum o sonsuz bahara
bu duam bu şiirim kalmasın yarım
yine tam yol akdeniz yine mavi marmara
ey sevgilinin dayanılmaz hasreti ey şahadet şarkım

şimdi bendedir sıra ölüm aşk uğruna ölümse
şimdi her gemide her yolda aşk için varım
şimdi gülümse ey şehit sonsuza dek gülümse
gülümse ey necdet yıldırım

işte en önde en sevgili peygamber
işte ebuzeran işte gök ve yer
işte bütün şehitler
Allahuekber

 
 
 

BIR YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir